Kahramanın omzundan, anlatıcının gözünden…
Beş ay.
İkisi görüşmeyeli tam beş ay oldu. Aslında beş ay dediğin nedir ki? Bir elin parmağı kadar, çabuk sayılır. Ama sekiz yaşından beri tuttuğun bir şeyden elini çekince o beş ay peşinden sürüklenen bir gölge gibi büyüyor; gün batarken uzayıp uzayıp ağırlaşan cinsten. Yine de bu benzetmeyi yaparken biraz dikkatli olmak lazım. İngiltere’deyiz. Burada gölgeler çoğunlukla sisin içinde kaybolur. Sis? Sisifos? Taş? Heh! İşte tam o hesap. Ondan ayrı beş ay, her gün aynı taş, aynı yol…
Kırk bir yıldır birlikteler. Bu ilk ayrılıkları değil. Ama bu defa, geri dönüp dönmeyecekleri de belli değil. Yine adadaki o sisli, karanlık, iç açıcı sabahlardan birinde, tüm kararsızlığıyla ve yarım dik duruşuyla bu durumu bir netliğe kavuşturmak için trene bindi. İstikamet: Sheffield.
Gidecek yer hazırdı, varış muğlak. Yolun öteki ucunda onu bekleyen şey neydi, bilmiyordu. Belki her zamanki gibi olacaktı. Belki de hiç olmayacaktı. Öncesinde niçin gittiğini, şimdi niye geldiğini soranlara verecek cevabı yoktu. Kendisine bile. Düşünürdü, bulurdu ama insanlar tatmin olacak mıydı? Olmasınlar, gerek yok. Ama sorarlar bir daha gidecek misin diye. O zaman ne diyecekti? Evet raylar düz gidiyordu ama onun kafası hep burada dönüp duruyordu. Ne diyecekti? “Bilmiyorum” mu? Desin, olur. Ama bunu söylediğinde, gerçekten bilmiyor olmakla öyle görünmek arasındaki farkı kim anlayacaktı? O anlar. Öteki belki anlar. Gerisi zaten önemsiz.
Peki bu kadar derdi tasayı çekeceğine, mor ve ötesi’nin ironik melankolisine kapılıp “Her şeyi bıraktım, artık çok mutluyum” diyemez miydi? Diyebilirdi pek tabii. Çok da yakışırdı ona. Minimalist isyan, sarkastik iyimserlik gibi alternatif punk grubu ismi tadında haylaz yakıştırmalar da yapardık bu harekete. Ama o yine de gidiyordu. Çünkü bazen insan, onu artık eskisi gibi karşılamasa da o çok sevdiği şeye döner. Ne zamandır iyi hissetmediğini bilerek. Ama belki bu defa. Hep belki bu defa.
Birtakım sanrılar, içinden çıkılmayan düşünceler, zihninde dolaşan yarım yamalak muhasebelerle uğraşırken nihayet Sheffield’a vardı. Ronnie O’Sullivan, 33. kez Dünya Snooker Şampiyonası’nda yer almak için daha önce 7 kez şampiyonluk yaşadığı Crucible Tiyatrosu’ndaydı. Kazanıp kazanmamak umrunda değildi söylediğine göre. Buraya sadece iyi vakit geçirmek için gelmişti; oyundan kötü hatıralarla ayrılmamak için.
23 Nisan 2025 Çarşamba. İlk tur eşleşmesi: Ronnie O’Sullivan X Ali Carter
Beş aylık aradan sonra geri dönmek için ne iyi karşılaşma ama. Hikayesi zengin, merakı bol. Medyanın avuçlarını ovuşturacağı türden. Hiç gecikmeden başlıklar da atıldı: “Hesaplaşma Maçı”. İkilinin geçmişi uzun yıllara dayanıyordu. 2008 ve 2012 Dünya Şampiyonası finallerinde Ronnie, Ali Carter’ı mağlup etmiş; o günlerden beri aralarında sessiz ama bilinen bir rekabet birikmişti. 2018 yılında Carter, O’sullivan’ı 13-9’luk skorla geçerek onu ilk kez büyük bir turnuvada devirmiş, karşılaşma esnasındaki omuz temasları ve O’Sullivan’ın “Mr. Angry” çıkışı ikili arasındaki gerilimi daha da yukarı tırmandırmıştı. Ama işler 2024 Masters finali ve sonrasında zirveye ulaştı. Karşılaşmayı Ronnie kazanmış ve sonrasında küfür de içeren birtakım sert açıklamalar havada uçuşmuştu. Bütün bu yaşananlar, bu eşleşmeyi bir tesadüften daha fazlası haline getirdi. Fakat beklenenin aksine karşılaşma, kırılma anlarını daha iyi değerlendiren taraf olan Ronnie O’Sullivan’ın galibiyetiyle sakince tamamlandı. Ronnie, maçtan sonra yaptığı açıklamada gergin olmadığını yineledi. Sadece ritmini bulmaya çalışıyordu. Ali Carter’a karşı yılların birikimiyle değil, snooker’ın kendisiyle yüzleşmeye gelmişti.
28 Nisan 2025 Pazartesi. İkinci tur eşleşmesi: Ronnie O’Sullivan X Pang Junxu
Pang Junxu 25 yaşında. 2021’in tescilli en iyi çaylağı. Çin’in genç jenerasyonunun en disiplinli ve potansiyelli oyuncularından biri olarak görülüyor. 2023 Dünya Şampiyonası’nda Ronnie ile idman yaptığı ve Ronnie’nin ona çok güvendiği konuşulmuştu.
Eşleşmede favori Ronnie’ydi. Nitekim maçın seyri de bu doğrultuda ilerledi. Ronnie, Pang’ın uzun potlarda ve savunmada yaptığı ciddi hatalardan faydalanıp 13-4’lük farklı skorla karşılaşmaya noktayı koydu ve kariyerinde yirmi üçüncü defa Dünya Şampiyonası’nda çeyrek finale yükseldi. Ronnie, maç sonrasında yaptığı açıklamalarda özellikle maçı hemen bitirmek gibi bir niyeti olmadığını ve masada daha uzun süre kalmak istediğini vurguladı. Oyunundan memnun değildi. Rakiplerini de aşağı çektiğini düşünüyordu. Şampiyonluk şansı üzerine sorulan soruları ise oldukça mütevazı veya gerçekçi bir şekilde “Çok daha iyi oynamam lazım” diyerek yanıtladı.
30 Nisan 2025 Çarşamba. Çeyrek final eşleşmesi: Ronnie O’Sullivan X Si Jiahui
Çeyrek finalde rakip, isabetli uzun mesafe potları ve sabırlı oyunuyla tanınan 22 yaşındaki genç yetenek Si Jiahui. Si, 2023 Dünya Şampiyonası’nda elemelerden yarı finale kadar uzanan bir serüven yaşamış, yarı finalde Luca Brecel’e 17-15’lik skorla mağlup olmuştu.
2025’teki çeyrek finalde ise iki genç yetenek karşı karşıyaydı. İlk seans Ronnie için çok rahat geçti; 6-2’lik skora bir de yüzlük seri sığdırdı. İkinci seans daha dengeliydi, skor: 10-6. Üçüncü seansa güçlü başlayan taraf Si Jiahui’ydi. Skoru 11-9’a kadar getirdi fakat kritik anlarda kaçırdığı sarı ve kahverengi toplar maçın kırılma noktası oldu. Ronnie, Si Jiahui’yi 13-9 ile geçti ve yarı finale yükselen taraf oldu. Ronnie, kazandıkça oyunu ile ilgili daha olumsuz demeçler veriyordu. Bu sefer de oyununu berbat olarak nitelendirdi ve böyle devam ederse yarı finali geçmesinin mümkün olmadığını söyledi. Arka arkaya Çinli rakiplerle karşılaşması hakkında da “Bu Çinli çocukları izlemeyi seviyorum, çok iyi oynuyorlar” dedi. Yarı finalde onu bir Çinli daha bekliyordu.
2 Mayıs 2025 Cuma. Yarı final eşleşmesi: Ronnie O’Sullivan X Zhao Xintong
Snooker İngiltere’de doğdu. İngiltere’de büyüdü. Uzun yıllar boyunca Britanya merkezli, kendi çevresinde dönen bir spordu. Ama sonra, Britanya’dan yaklaşık 8000 kilometre doğuda bir şeyler oldu. 2005 yılında, henüz 18 yaşındaki Ding Junhui, sporun en büyük efsanelerinden biri olarak kabul edilen Stephen Hendry’yi Çin Açık Turnuvası finalinde mağlup etti. Bu olay, ülkede snooker’a olan bakışı değiştirdi ve herkesin aklında aynı soru belirdi: “Neden olmasın?”
O andan sonra çeşitli özel yatırımlar ve devlet desteğiyle Çin’de snooker sistemli bir şekilde büyüdü. Günümüzde Çin, snooker takviminin en ağır duraklarından biri haline geldi. Sıralama turnuvalarının neredeyse üçte biri Çin’de oynanıyor. Ülke genelinde 100 binden fazla snooker tesisi var. Yani Çin, bu sporu sevdiğini söylemekle kalmadı; sahip çıktı, büyüttü ve şimdi vitrine koydu. Bir zamanlar sadece “Ding Junhui’nin ülkesi” olarak anılan Çin, şimdilerde Si Jihaui, Lei Peifan, Pang Junxu, Wu Yize gibi isimlerle adından söz ettiriyor. Yine bu isimlerden biri olan Zhao Xintong, bu sezon Crucible’da elemelerin ilk turundan başlayıp yarı finale kadar yükseldi ve şimdi rakibi, aynı zamanda idolü olan Ronnie O’Sullivan.
Ronnie, -doğal olarak- birçok genç oyuncunun idolü ve onlar için birlikte çalışmak isteyecekleri bir akıl hocası konumunda. Zhao da onunla çalışma fırsatı bulan oyunculardan biri. Birlikte çalıştıkları 2022 yılında, o zaman dünya 1 numarası olan O’Sullivan, Zhao’yu çok yetenekli bulduğunu ve tüm zamanların en iyisi olabilecek bir potansiyele sahip olduğunu söylemişti. Hatta Ronnie, Zhao için “eline isteka almış bir Roger Federer” şeklinde bir benzetme yapmıştı. Yani ne demek istiyor Ronnie? Akıcılık diyor: Federer’in teniste nasıl pürüzsüz, akıcı ve zahmetsiz görünen bir stili varsa Zhao’nun da snooker masasında benzer bir rahatlığı var. Estetik diyor: Federer gibi zarif ama aynı zamanda üstün, öldürücü bir oyun. Doğallık diyor: Zhao’nun vuruşları çalışılmış gibi değil, sanki içgüdüsel, refleksif.
Ronnie daha önce kaç kişiyi bu kadar övdü ki? Fırsat buldukça Luca Brecel’i övüyor. Brecel’in onu Crucible çeyrek finalinde 7 frame üst üste alarak yendiği ve turnuvayı şampiyon olarak tamamladığı 2022-2023 sezonunda Ronnie onun için “Karşılaştığım en yetenekli oyunculardan biri” demiş, ardından da oyun tarzını övmüştü. Ayrıca, izlemekten sıkılmayacağı oyunculardan bahsederken hep cümleye Luca Brecel’in adıyla başlar; zaman zaman yanına Judd Trump’ı da ekler. Ama Zhao sanki onun için biraz daha farklı bir yerde duruyor. Sanki onun üzerinden kendisiyle geçmişte yarım kalan bir sohbeti tamamlıyor gibi. Ve sanki, vakti geldiğinde gerçekten bırakabilirse yapacaklarının bir provası gibi.
Aralarındaki ilişki her ne kadar kendi gençliği, öz oğlu gibi benzetmelere açık olsa da şu an burada rakipler; daha önce iki kez olduğu gibi. İlki 2016 İngiltere Açık 2. tur karşılaşmasıydı. O zamanlar 19 yaşındaydı Zhao fakat bu genç yaşına ve tecrübesizliğine rağmen maçı karar frame’ine kadar taşımıştı. Diğeri birlikte çalıştıkları 2022 senesinde, Şampiyonlar Şampiyonası çeyrek finalindeydi. Ronnie, Zhao’yu 6-1 ile geçti; finalde de Judd Trump’ı yenerek şampiyon oldu. Şimdi burada, biri kariyerinde bir basamak daha yükselmek için diğeri de Aydın Tansel-her yer her şey güzel, huzur arıyorum için karşı karşıya geliyorlar.
Maçta ilk seans dengeli geçti ve 4-4’lük eşitlikle tamamlandı. Ancak ikinci seansta bir taraf 8-0’lık seriyle durumu 12-4’e getirdi. Diğer tarafın otuz üç yıllık profesyonel kariyerinde dördüncü kez bir seansta frame alamadığı görüldü. Üçüncü seansta Ronnie iki frame kazansa da, Zhao beş frame daha kazanarak otuz üç frame üzerinden oynanan maçı 17-7 ile -son seansı bile oynamaya gerek kalmadan- kazandı.
Rüya.
Elemelerden gelip Dünya Şampiyonası’nda finale çıkmak… Hem de idolünü, oyunun en büyüğünü yenerek… Üstelik 10 frame farkla; son seansı bile oynamadan… Belki de bir devir teslim…
Maçtan sonra Ronnie onu tebrik etmeye gitti. O da tribünleri Ronnie’yi alkışlamaya davet etti. Bu, Zhao’nun zaferiydi; hem de farklı bir zafer. Ama rakibini ezip geçmekten çok, onunla paylaşmak istediği bir andı aynı zamanda. Çünkü ağabeyi gibi seviyordu Ronnie’yi. Instagram’daki ilk paylaşımı 2016’daki karşılaşmadan sonra Ronnie ile tokalaşması. Biraz daha yukarı çıkıyorsun, aynı paylaşımda Ronnie ile eski ve yeni fotoğrafları. Biraz daha yukarıda Ronnie ile yemek yiyor. Biraz daha yukarıda Ronnie ile bir başka yemek masası, Ronnie’nin kucağında Zhao’nun pomeranian cinsi köpeği var. Yani sonuç kağıt üzerinde belliydi ama o akşamın kazananını sadece yeşil çuha belirleyemezdi.
Zhao, seyircileri selamladıktan sonra direkt Ronnie’nin soyunma odasına gitti ve ona teşekkür etti, sarıldılar. Daha sonrasında sosyal medyada şu fotoğrafı paylaştı ve altına ekledi: Senin sayende
4 Mayıs 2025 Pazar, Final: Zhao Xintong X Mark Williams
Mark Williams… Son zamanlarda ciddi görme problemleri yaşayan ama buna rağmen uzun pot denemeleri yapmaktan çekinmeyen ve bunda hâlâ başarılı olan Mark Williams. 50 yaşındaki koca çınar… 92 jenerasyonundan kalan üç isimden biri olan Mark Williams (diğer ikisi John Higgins ve Ronnie O’Sullivan). Kariyerinde yirmi beş sıralama turnuvası, üç kez dünya şampiyonluğu kazanan Mark Williams.
Karşısında da Zhao Xintong. Sadece Zhao Xintong. Snooker oynar, basit biridir. 28 yaşında. Son iki yılı eksik profesyonel. 2023 yılında bazı Çinli oyuncularla birlikte ismi bahis şikesi olaylarına karıştığı gerekçesiyle 20 aylık bir uzaklaştırma cezası almış, fakat sonrasında yetkililerle işbirliği yapması ve herhangi bir maçın sonucunu sabote etmediğinin anlaşılması üzerine cezası nispeten hafifletilmişti. Zhao’nun asıl ihlâli, snooker maçlarına bahis oynamış olmasıydı. 1 Eylül 2024’te cezası bitti fakat uzun süre resmi maçlardan uzak kalmış olması nedeniyle dünya sıralamasındaki tüm puanlarını kaybetmiş ve profesyonel tur kartı da askıya alınmış durumdaydı. O yüzden bu turnuvaya da eleme aşamasından başladı. Elemeleri geçtikten sonra da işi kolay değildi. İlk turda, rakibi Jak Jones’u geçtikten sonra ikinci turda vatandaşı Lei Peifan’ı 13-10 ile eledi ve tur kartı olmadan Dünya Şampiyonası çeyrek finallerine yükselen ilk oyuncu oldu. Çeyrek finalde de Mark Allenları, Neil Robertsonları eleyerek oraya gelen Chris Wakelin vardı karşısında. Yarı final mâlumunuz. Ve şimdi finalde.
35 frame üzerinden oynanan maçta ilk seans, Zhao’nun 7-1’lik net üstünlüğüyle bitti. İkinci seansta Williams daha fazla direnç gösterdi; özellikle uzun potlarda etkili oldu ama Xintong farkı açmayı başardı. İlk gün tamamlanırken skor tabelası 11-6’yı gösteriyordu.
İkinci günün öğle seansında Zhao, bıraktığı yerden devam etti. Skoru 17-8’e kadar getirdi. Yani bir frame daha kazanması durumunda şampiyonluğunu ilan edecekti. Williams ise akşam seansında seyircinin desteğini de arkasına alarak dört frame’lik bir seri yakaladı. O an, Williams’ın “Acaba olur mu?” dediği anlardan biriydi.
Ama olmadı.
Zhao Xintong, 87 puanlık bir seri ile son frame’i tamamladı ve dünya şampiyonu oldu. Elemelerden gelip dünya şampiyonu olan ilk oyuncu. Asya’dan çıkan ilk şampiyon. Artık yanında taşıdığı yeni ünvanlar var.
Kupa bir yıl boyunca ona emanet. Ama önemli olan yalnızca bir kupa kazanmış olması değil, Ding Junhui’nin 2005’te açtığı yoldan şimdi şampiyon olarak geçiyor olması. Masanın başına geçen her yeni oyuncuya “sıra sende” diyerek verdiği umut. Yetenek kaybolur, cesaret biter, hatalar yapılır ama yürümeye devam eden kazanır. Zhao bugün bunun adı oldu.
Ve Ronnie… Keyifli vakit geçirmek, oyunla ilişkisini tazelemek, ondan kötü ayrılmamak için gelmişti buraya. Ama ne aradığı, ne umduğu, ne bulduğu sorulursa cevabı kendisi de bilmiyor artık. “Hayatımda snooker hep büyük bir yer tuttu, ama şimdi oyunun ötesinde şeylere de yer açmam gerekiyor” diyor. Birleşik Krallık’tan taşınacakmış; nereye olduğu belli değil. Snooker oynamaya devam edecek mi, o da belli değil.
Raymond Carver’ın Katedral’inde Myers trenden inmedi. İnse ne olacağını, inmeyip de nereye gittiğini bilmiyordu. Yanlışsa da yolda öğrenirim diyerek hayatına devam etti.
Ronnie indi. Çünkü yoluna devam edebilmek için önce durması gerektiğini biliyordu. Bundan sonra neler olacak, başka hikayelerde okuyup öğreneceğiz.